
Bir günde kurulmayan bir organizasyon, bir günde feshedilemez. Bugüne kadar söylenmeyenleri söyleyen, unutulmayacakları hatırlatan orjinal tribün Çarşı asla kapanmayacak. Çünkü diğer takımların grupları gibi aidatlarla, giriş liralarıyla bedellendirilmeyen, gücünü sadece Beşiktaş’tan alan bu grup sonu gelmeyecek bir kaynak. Çarşı adına açıklama yapan Alen Markaryan’ın çoğu sözleri bütün Çarşılıların hislerini anlatıyor. Ancak bırakıp gitmek Çarşı’nın yapacağı şey değil. Hele ki "Beşiktaş’a zarar veriyor", "Beşiktaş’ın önüne geçiyor" fikirlerini takmayacak kadar Beşiktaşlı. Üstelik bir tane Çarşı yok ki. Anadolu’nun, Trakya’nın, Doğu’nun her yeri Çarşı.
Başkan Demirören’in kendi başarısızlığını kabullenememesi üzerine böyle bir girişim içinde olduğunu düşünüyor insan ister istemez. İsimler gelir gider, yanlızca ruh kalır. Bugün Metin, Ali, Feyyaz isimleri varsa onlar da ruhları için vardır. Peki Çarşı kapanırsa ne olur? Madımak otelini, Kaz Dağı’nda madeni, Samsun Asfaltı’nı, 17 Ağustos’u hatırlatan başka tribün çıkar mı? Hiç sanmıyorum. Arkasını sermayeye dayamış, gücünü paradan alan hiç bir grup bunu yapamaz. Bunu yapan tek grup ise zaten bunu yapmakla suçlanıyor. Bu paradoksun içinden sıyrılacak ve Türkiye Futbol Tarihi’nin yüz aklarından Çarşı, tribüne geri dönecek. Herkese inat. Kendisine inat. Ee ne demişler? Azrail akıllı ol Çarşı burada…